Stajlar

Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi öğrencilerinin toplam 72 gün staj yapmaları gerekmektedir. 

  • 72 günlük toplam staj, şantiye ve büro stajlarını kapsamalıdır.

  • Staj yapacak öğrencinin, aşağıda verilen online staj başvuru formunu staja kabul edildiği iş yerine doldurtması ve Nisan ayının son haftasında staj komisyonuna onaylatması gerekmektedir.

  • Geç yaz stajı başvuruları için form teslimi ise Temmuz ayının ilk haftasıdır.

  • Staj raporları ise her yıl güz yarıyılının ikinci haftası staj komisyonuna teslim edilmelidir. 

      Staj Kılavuzları

Staj Başvuru Formu

Staj Raporu .docx .pdf

Staj Kılavuzu  .docx

 

Staj İlkeleri .docx 

 

Staj Değerlendirme Formu .docx .pdf

Şimdiye kadar 100 MEF FADA öğrencisi yaz stajlarını yurt dışında tamamladı.

intern2020.png
2020
internfada2019.png
2019

Eda Şimşek  -  İtalya

 

2018 yazında Milano’da 10 haftalık yapmış olduğum stajda MYGG Architecture and Design adlı ofiste ,süreç boyunca, bir mekanı daha iyi yansıtmaya, araştırmaya, mekanlar arasındaki sirkülasyonu çözümlemeye ve ilişkilendirmeye yönelik yapmış olduğumuz tartışmalar, öneriler ve bununla birlikte oluşan sonuç ürünler oldukça keyifliydi. Ofisten çıktığımda Milano’da tek yaşamak ve yeni mekan keşfetmek insanlarla tanışmak, şehrin güzelliğini, ritmini ve hareketini fark etmiş olmanın heyecanıyla staj sürecini tamamladım. Şu ana kadar yaşamış olduğum deneyimlerden çok farklı bir süreç yaşıyor olmanın hazzı 10 hafta boyunca hiç azalmadı, etkisi hala devam ediyor bile diyebilirim. Herkes bu süreci deneyimlemeli! Gitmeden önce yaşanan korku, endişe emin olun ki yerini çok güzel anılara bırakıyor. Hatta o korkuyu ve endişeyi bile özledim diyebilirim.

Rümeysa Aksoy - Japonya

 

Japon kültürü her zaman bilmek istediğim bir kültürdü ve Japon mimarisine her zaman hayrandım. Bu yüzden staj için ilk tercihim Japonya'ya gitmekti. Bunun için portfolyomu hazırladım, Japonya'daki ofislere başvurmaya başladım ve Edward Suzuki Associates'e kabul edildim. Japonya'ya ilk adımımı attığım andan itibaren bambaşka bir dünyadaymışım gibi hissettim. Kelimenin tam anlamıyla bir kültür şokuydu, ama aynı zamanda çok heyecan vericiydi. Ofisin nasıl olduğu, mimari yaklaşımlarının nasıl olduğu, birlikte çalışacağım insanlar vb. hakkında çok düşündüm.  Doğduğum yerden ve bildiğim her şeyden çok farklı olduğu için, mimari anlayış açısından, ofiste bu farkı kesinlikle hissedecektim. 

 

Ofisin sahibi Edward Suzuki adında, dünyaca ünlü mimar Buckminster Fuller ile çalışmış çok eski ve deneyimli bir mimar. Bu yüzden ilk başta biraz çekindim. Ofise ilk geldiğimde benden istediği ilk şey bıçak kullanmadan kağıttan yapılmış mükemmel bir küp tasarlamamdı. Bütün gün mükemmel bir küp elde etmeye çalıştım. Günün sonunda baktı, beğendi ve diğer küplerin yanındaki model odasına koymamı istedi. Tüm isimlerin altında onlarca küp vardı. Kelimenin tam anlamıyla benim için bir öğretmendi. Stajımın ilk  günü anlamıştım ki, o ofise kabul ettiği tüm stajyerler için de bir öğretmendi. Sonra bana bir plan taslağı verdi. Stajım boyunca birlikte bu eskizden bir villa tasarladık. Benden ofisin geri kalanının yaptığı işleri yapmamı isteyebilirdi. Ama o bir öğretmendi ve biz takım olduk. Fikirlerime her zaman değer verdi ve dinledi. Her gün görüşmeler ve beyin fırtınası yaptık. Bana kendi gözlerinden bakmayı öğretti. Bu yüzden çok şanslıydım. Staj sonunda proje çizimlerini ve modellerini bitirdiğimde villanın emeklilik evi Hayama Dream House olduğunu söyledi.

 

Tüm tereddütlerime rağmen, tüm staj süreci mimari kariyerim için çok öğreticiydi. Edward Suzuki bana diğer teknik şeylerden ziyade nasıl düşüneceğimi öğretti ve bu her zaman hatırlayacağım en değerli şeydir.

Emir Hacısaffet - İspanya

 

Ofis stajımı Palma De Mallorca (Balear Adası)’ da 2018’in yazında yaptım. Bugüne kadar geçirdiğim en güzel yazlardan biriydi diyebilirim. Hem ofis ortamı hem de İspanya’nın o mükemmel tatil havası beni çok iyi hissettirdi. Sanki staj için değil de eğlenmek için gitmişim gibi hissettim. Adada kalmak benim için çok farklı bir deneyimdi, her gün bir etkinlik, parti ve kutlama oluyordu. Pazar günleri her yer kapalıydı çünkü herkes plajlara akın ediyordu, size de mecburen (!) tüm gününüzü yüzerek, kitap okuyarak, müzeleri, dükkanları, yani adayı keşfederek geçirmek kalıyor. Sıkılmanız çok düşük bir ihtimal ama sıkılırsanız Ibıza’ya gidip partilere katılabilirsiniz. Çünkü Mallorca ile Ibıza arası sadece 20 dk süren bir uçak yolculuğuna bakıyor. Çalıştığım ofisin ( Gras Arquitectos) Ibıza’da tanıdıkları olduğu için bizlerin gece klüplerine VIP olarak girmesini sağladılar. Biraz ofis ortamından bahsetmem gerekirse; İspanya’da popüler olan “siesta” saatlerini biz de ofis olarak da uyguluyorduk. Cuma günleri yarım gün olarak çalışıp 14:30’da çalışmayı bitiriyorduk. Çalışma disiplini olarak çok iyi bir ofis diyebilirim, size bir stajyer gibi değil de oranın bir çalışanıymışsınız gibi davranıyorlar. Fikirlerinizi soruyorlar, projede sizin adınıza da yer veriyorlar ve fazladan mesaiye bırakmıyorlar. Bu özellikler önemli değilmiş gibi gözükse de maalesef ki Türkiye’de çoğu ofisin unuttuğu etkenler. Ofis kendi projelerini ürtmek dışında MVRDV ile de ortak projeler de yer alıyor.

internfada2018.png
2018

Nazlı Selva Küçük - İspanya

 

Üniversitedeki 2. yılın sonunda yaz stajımı Eramus+ Programı ile İspanya’da Jessica Bataille iç mimarlık şirketinde  tamamladım. Bu süreç benim için çok olumlu geçen bir deneyimdi. En önemlisi kendi ülkemden uzak bir yerde tek başıma yaşamamdı, herkese yalnız gitmelerini tavsiye ederim. Üstelik Erasmus+’tan aldığım hibe sayesinde oradaki yaşam şartlarım kolaylaştı. Ofise ilk başladığımda daha çok mimari modelleme üzerine çalışıyordum fakat sonradan ofisteki çoğu işe dahil edildim. Bu da benim mimari açıdan kendimi daha fazla geliştirmemi sağladı. Arazi gezileri, toplantılar, katalog tasarımı, moodboard ve müşteriler için sunum hazırlama gibi… 

Ofise gittiğim ilk gün ilginç bir şey yaşadım. Ofisin sahibi Jessica güleryüzle yanıma gelip sanki yıllardır tanışıyormuşuz gibi beni sarılarak karşıladı. Herkesin çok samimi olması yurtdışı stajını sevmemin sebeplerinden biri olmuştu. Kendimi oranın stajyeri değil de kimi zaman oranın çalışanı gibi hissediyordum. Mimarlık dışında, ofisteki herkesin iyi derecede ingilizcesi sayesinde ben de kendi ingilizcemi geliştirme fırsatı bulmuştum. Konaklama konusunda ise, İspanyol bir kadının evinde kaldım. O da bana İspanyolca ve İspanyol kültürü hakkında çok şey öğretti. 

Orada geçirdiğim iki ayın sonunda, böyle bir sürecin bana çok şey kattığını ve her öğrencinin deneyimlemesi gerektiğini düşünüyorum. 

Cansu Çakarlı - Almanya

Geçen yaz şantiye stajımı Erasmus+programı ile Berlin'de gerçekleştirdim. Bu süreç içerisinde birçok yönde deneyimler kazandım. Yurtdışında iki ay yaşamak farklı kültürleri gözlemleme, yurtdışıdaki imkanların farkına varma açısından  aydınlatıcı oldu ve vizyonumu genişletti. Berlin birçok düşüncenin ve kültürün özgürce yaşadığı bir yer ve insanların bu kadar paylaşımcı olması beni çok etkiledi.

 

Stajımı yaparken Berlin'deki teknoloji fuarlarına ve sergilere katıldım, bu kendi alanımda da  yenilikçi düşünmemi kolaylaştırdı. Üniversiteye dönünce bazı projelerimde Berlin'de gördüğüm, aklımda yer edinen şeylerden esinlenerek tasarımlar yaptım.

 

Şirketimde Türkler ve Almanlar bir arada çalışıyordu, ofiste ve şantiyede tamamen Almanca hakimdi bu sayede İngilizce ve Almancamın gelişmesinde katkı sağladı. Şu anda da şirketimle iletişimiz ve fikir alışverişlerimiz devam ediyor.  

Eren Burak Kuru - Hindistan

Hindistan benim için hep bir gizem olmuştu; egzotik iklim, otantik kıyafetler, baharatlı (gerçekten baharatlı) yiyecekler, vahşi hayvanlar, gecekondu mahalleleri, Bollywood, mimari ve daha nicesiyle… Bana gore orada stajyer olarak bulunmak, eşsiz bir fırsattı. Güney Hindistan’daki bir teknik üniversitenin mimarlık fakültesinde çalıştım. Benim çalışma konum sürdürülebilir mobilyalar üzerine bir makale yazmaktı. 8 hafta boyunca araştırmalar, alan gezileri yaptım ve bolca yazı yazdım. Sadece stajın içeriği bile yeterince özeldi, ortalama bir ofis stajından fersah fersah ötede olduğu kesindi. Çalışma sürecinin yanı sıra Hint kültürüyle de oldukça haşır neşir oldum; elle pilav yemek, maymunları kuruyemişle beslemek, Bollywood dansı ve yoga yapmak, ülkenin muhtelif yerlerine seyahatler yapmak aklıma başlıca gelen eylemler. Öte yandan benim gibi tüm dünyadan bir sürü öğrenci de benimle birlikte staj yaptı, şu anda dünyanın çeşitli bölgelerinden mimar tanıdıklarım var. Bu staj deneyimi sayesinde network ağım küresel bir şekilde büyümüş oldu. 

internfada2017.png
2017

Oylum Akgül - İspanya

 

İkinci sınıftan sonra Barcelona'da ofis stajımı yaptım. Tasarım ilkelerine olan güvenimin artması amacıyla benim için çok destekleyici bir deneyimdi. Çünkü ikinci sınıftan hemen sonra İspanya'da uluslararası bir ofiste olmayı hayal bile edemezdim. Yapabileceğim şeyler hakkında daha büyük düşünebilmemi sağladı. Yaptığım staj sayesinde daha fazla deneyim kazanmak için yurtdışında yüksek lisans veya başka eğitim programları araştırmaya başladım ve şimdi bu seçeneği göz önünde bulundurarak kariyer planımı şekillendiriyorum. Gelecekte diğer stajlar veya iş teklifleri için ve farklı gruplarda veya ülkelerde çalışma becerilerimi gösterebilmem için harika bir avantaj kazanmış oldum. Öte yandan, Fransa, İspanya ve İtalya'dan pek çok arkadaş edindim ve hala temas halindeyiz. Aynı zamanda İngilizce’mi geliştirmeme yardımcı oldu, çünkü insanlarla iletişim kurmak için İngilizce konuşmaktan başka seçeneğim yoktu. Bunun dışında benim için bu deneyim, İspanyolca öğrenme sürecimin bir başlangıç noktası oldu. Farklı bir ülkede başka bir şehirde 3 ay geçiince kendimi şehrin sakinlerinden biriymiş gibi hissettim. Bu nedenle bir mimarlık / iç mimarlık öğrencisi olarak, benim için çok heyecan verici olan bu şehrin ve şehirdeki mekanların yaşam alanlarını çok yakından keşfedebildim.

Mehmet Deniz Başkalem - Portekiz

 

MEF Üniversitesi’nde ikinci sınıf mimarlık bahar dönemimi bitirince yurt dışında staja gitmek benim, dil bariyeri bir problem olsa da mimari eskiz, bilgisayar çizimleri ve maketler sayesinde meslek çevresinde sorunsuz iletişim kurulabileceğini görmemi sağladı. 

Ofise kabul edilmemden önceki süreç bana yurtdışında bir ofiste staj yapabilmem için daha çok çalışmam gerektiğini ve kendimi mailler ve bilgisayar görüşmeleri ile daha iyi ifade edebilmem gerektiğini anlamamı sağladı. 

Bu staj bana Lizbon’da yaz stajı yapmak demenin Lizbon’da yaz tatili yapmaktan oldukça farklı olduğunu görmemi sağladı. Çok çalışma ve disiplin gerektiren bir dönemdi. Bir önceki yurtiçi stajımdan çok daha zor bir deneyimdi. 

Sümeyye Nur Öztürk - ABD

 

2019 yaz döneminde New York şehrinde Studio Vural mimarlık ofisinde staj yapma imkanım oldu. Ölçüm sisteminin bile farklı olduğu bu dünya bana mimarlık adına yeni yetenekler kazandırırken eğitim hayatımda alt yapısınu oluşturduğum yetenekleri de ilerletmeme yardımcı oldu. Mimarlık yeteneklerimi geliştirmenin ötesinde bu staj bana farklı bir bakış açısı ve başka bir kıtada mimarlık yaklaşımlarını gözlemleyebilmek gibi fırsatlar sundu. Ofis ortamında proje ilerlemesini görmek, sorumlulukların büyümesi gibi deneyimlerin dışında BIM programlarını kullanmak gibi yetenekler kazandırdı. Ofis dışında ise New York şehrinde yaşamak, çalışmak tarif edilemez bir deneyimdi. Yeni arkadaşlıklar kurmak, New York sokaklarında yürümek, sergileri, müzeleri gezmek gibi tatlı anılar biriktirdiğim harika bir deneyimdi. 

internfada2016.png
2016